10 06 2010

Barış Ve Diyalog İsteyenler Gazze’ye Aşk Gemisi Göndersinler..Ya

BARIŞ VE DİYALOG İSTEYENLER GAZZE’YE AŞK GEMİSİ GÖNDERSİNLER… Ya da ONE MİNUTE’nin SIRRI! Türkiye eksen kayması yaşıyor… Gazze Olayı’ndan sonra yönümüzü Doğu’ya çevirdik diye bundan rahatsız olanlar var. Daha dün İsrail’in, Amerika’nın yaptıklarına göz yuman Birleşmiş Milletler İran’ı köşeye sıkıştırdılar. İran’a yaptırım için “Hayır” oyu kullanması beklenen Rusya ile Çin “Evet” dediler… Rusya ve Çin’in karakteri böyledir zaten. Son saniyeye kadar göz kırpıp akşama doğru kıvırırlar… Yine öyle oldu… Başbakan yaptığı konuşmada Yaptırımın çıkacağı belliyken bile biz onurumuzu koruyup, İran’a söylediğimiz lafın arkasında durduk. Bu göndermeleri belli ki Rusya ve Çin’e yapıyordu. Demek ki bu kapitalistler son saniyeye kadar pazarlık yapıp oylamaya katıldılar. Rusya’nın İran’a yaptırım için “Evet” demesi çok önemliydi, zira İran’ın nükleer silahlarını Ruslar yapıyordu. Yani şu an İran’ın güvendiği silahların şifre ve yazılımları Rusya’nın elinde bulunuyor… Korkunç… Birkaç gündür şu hadis-i şerife kafa yoruyorum biliyorsunuz: “DÜŞMANIN SİLAHIYLA SİLAHLANINIZ…” diyor peygamber efendimiz… Türkiye, İsrail’le savaşamıyor çünkü silahları, yazılımları onlardan alıyor… Şimdi de İran, silah ve yazılımlar Rusya’da olduğu içindir ki zor durumda kaldı. Öyleyse peygamber efendimizin yanlış anlaşılan sözünü şimdi yeniden tefsir edelim: Peygamber efendimiz bize “düşmanın silahıyla silahlanınız ama onlardan silah alınız” demedi… Birkaç gündür sevgili Hakan’a telefonlar geliy... Devamı

08 06 2010

Ahmad Deedat (Ahmed Deedat)

Ahmed Deedat   10 Ağustos 2005 Çarşamba, Vakit gazetesi Güney Afrika Müslümanlarından olan, ancak İslâm'ı savunma ve tanıtma konusunda gösterdiği gayretlerinden dolayı bütün İslâm âleminde tanınan Ahmed Deedat 8 Ağustos 2005 Pazartesi günü 87 yaşında vefat etti. Biz de bugünkü yazımızda ondan söz etmek istiyoruz. Deedat, Türkiye'de ilk olarak "19 Mucizesi" ile ilgili iddiaları içeren kitabıyla tanınmıştı. Bilindiği üzere bu teori Reşat Halife'ye aittir. Daha sonra Halife'nin Bahaî olduğu ve bu teoriyi kendi itikadî felsefesine göre şekillendirdiği söylendi. Çünkü 19 sayısı Bahaîlerde kutsaldır. Halife de zaten Kur'an-ı Kerim'i 19 mucizesi teorisine göre izah edebilmek için sayılarda çeşitli oyunlara başvurmuştu. Gerek bu oyunlar, gerekse Kur'an-ı Kerim'i bir sayı mucizesine bağlamak için zorlayıcı yorumlara gidilmesi sert tepkilere ve tenkitlere sebep olmuştu. Deedat da Kur'an mucizelerini ortaya çıkarma konusunda gayretli olduğundan başlangıçta söz konusu teoriyi herhangi bir kritikten geçirmeden aynen almış, fakat daha sonra sayılardaki oyunların ortaya çıkarılması ve bu çerçevede yapılan tenkitler üzerine konuyla ilgili kitabını bir daha bastırmamıştı. 19 Mucizesi teorisini sahiplenmekten de vazgeçtiğini bildirerek o işin peşini tamamen bırakmıştı. Dolayısıyla bu dava sadece Reşat Halife ile onun halifesi Edip Yüksel'e kaldı. Ahmed Deedat bir de hıristiyan din adamlarıyla yaptığı münazaralarla tanındı. Okuyucularımızın birçoğu belki onun bu münazaralarından bazılarının video kasetlerini seyretmiştir. Bu münazaralarda gerçekten başarılı bir üslupla karşı tarafın üzerine gidiyor ve hıristiyan din adamlarını cevap vere... Devamı

07 06 2010

Çok Şükür Artık Bayrağımızı Yakıyorlar! (Bülent Akyürek)

“Bilginin gücü” diye kandırdılar bizi oysa birkaç kişi “Bilginin Güçsüzlüğünü” yaşıyoruz hep. Bilen adamlardan bıktım usandım. “Canım sıkılıyor” diyen birine kahveden, komşulardan binlerce amatör psikolog yardıma koşuyor. Bugünlerde de her yanımız stratejist kaynıyor. Gazi Hakan Albayrak ve arkadaşlarının Hz. Donanması İsrail’in ağzına tükürünce etrafımız bilen adam kaynadı. Bilen cahillerin yanında susmayı başararak nefsimizle savaşıyoruz. On bin kitap okuduktan sonra facebook’a bir cümle yazarak gelen yorumlara bile katlanmak insanı cennetlik yapabilir. Her sözün kıçından anlaşıldığı enteresan bir ülkede yaşıyoruz. Geçen günlerde birçok insan hararetle “Fetullah Gülen bu konuda niçin konuşmuyor?” diye sızlanıyordu. Bizler ise “Yahu kardeşim bundan büyük nimet var mı, iyi ki konuşmuyor…” diyorduk. Neyse, Hoca Efendi “Otoriteyi tanımadılar” cümlesini kurunca herkes ayaklandı. Ben, Hoca Efendi’nin Amerika’da esir olduğunu düşünüyorum. Kurduğu cümleleri özgür bir Müslüman canı pahasına kurmazdı… Keşke Hz. Donanma yola koyulduğunda yalancıktan bilinç kaybı yaşasaydı, hastalansaydı, sahte komalara girseydi de bir açıklama yapmak zorunda kalmasaydı ama akledemedi. Eğer İHH, Gazze’ye ikinci kez bir yardım filosu çıkarırsa lütfen otoriteden izin alsınlar. Ben de aynı kanaatteyim, Ahmedi Nejat’a sormadan gitmemek gerekiyor:) Hz. İbrahim, putları kırmaya giderken putperestlere mi sordu? Peygamber efendimiz de Kâbe’deki putları indirirken kimseye sormadı… Bu memleketin mümin insanları çoluk çocuklarını, eşlerini, ana ve babalarını ayak bağı etmeden Allah’a sığınarak kâğıttan bi... Devamı

06 06 2010

Sufi (Ney&Tanbur)

<object width="480" height="385"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/z2JjOoS6KFI&hl=en_US&fs=1&color1=0x3a3a3a&color2=0x999999"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/z2JjOoS6KFI&hl=en_US&fs=1&color1=0x3a3a3a&color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed></object> Devamı

06 06 2010

Rabıta Nedir?/Rabıta Ehli Takva İşimidir?/Rabıra Şirkmidir?

Soru:   "Rabıta yapan kişinin şeyhini yanında düşünerek günahlardan uzaklaştığını söylemesi ve ondan sakınması doğrumudur. Çünkü her anımızı,her yaptığımızı gören Allah (c.c.) sakınılmak için kuluna yeterlidir. Şayet Onun varlığı, her şeyi gördüğü ve bir gün hesaba çekeceği inancı yeterli olmuyorsa zaten o kişinin imanında bir problem var demek değilmidir."    El cevap:   Bizim burda aynı zihniyette biri rabıtaya itiraz kabilinden şunu aktardı: Sofinin biri buna demiş bak rabıta edince ben gözümü haramdan koruyorum.. bu da diyor şimdi: peki ya Allahı düşünerek haramdam sakınması germekmezmiydi ? Fakir o an dedi : Sen yolda yalnız iken ve yanında arkadaşın varken aynımısın ? _(Sağolsun doğruyu söyledi) : hayır aynı değilim. _Dedim: şu halde sende şirk yaptın.. yanındaki arkadaşının varlığını Allaha ortak ettin. Allahın hatırı seni günahtan alıkoymadı, yanındaki arkadaşın alıkoydu aynı şey değilmi ? _?? Diyecek bir şeyi yoktu tabiki... Meselenin tahkiki: "En hayırlı arkadaş görüntüsü Allahı hatırlatandır." Hadis-i Şerif.   Meşayıhımız bu sırra ermiş kişilerdir.. görülmeleriyle hasıl olan Allahın yadı senin zayıf aklının kendi kendine düşünüpte tahsil edebildiği zikir ve yaddan daha kuvvetlidir. Bu sebeple rabıta yordamıyla Allahı zikreden daha kuvvetli oluyor. Bu sebebple biz Rabıtaya devam edeceğiz. sizede tavsiye ederiz. Rabıta hakkında verdiğimiz  vesile ayetinin rabıtaya işaret ettiği ise asrının müceddidi koca alim Mevlana Halid hazretleri bizzat kendisi söylemektedir. Elbette biz Onun ayetten çıkardığı işareti önemseyeceğiz ve Rabıtaya Kurandan bir delil olarak şeksiz itikad edeceğiz. Dikkat: Cumhurun verdiği manaya Hazreti Halidin sözü muhalif değildir. Bir ayet ... Devamı

05 06 2010

Gazze'teci Hakan Albayrak (Bülent Akyürek)

GAZZE’TECİ HAKAN ALBAYRAK yıllık izninin bir kısmını kullanmak üzere Cihada gitmiştir… Gazze şehitleri Rabbimizin yanına ve gazilerimiz vatanlarına döndüler. Beş gün boyunca neler çektikleri gözlerinden okunuyor… Bahadır İslam, Mustafa Yahya Coşkun, Ebubekir Kurban, Bülent Yıldırım, Samet Doğan, Eyüp Gökhan, Hakan Albayrak… Dikkat ettiyseniz hepsinin gözlerinin altı uykusuzluk, işkence ve bir ümmetin yükünü sırtlarında taşımaktan simsiyah olmuş ama alınları analarının sütleri kadar bembeyaz… Gazze’den gelenler birbirlerini gözlerinin altındaki siyahlıktan tanıyorlar. Ben Petlas Lastik Fabrikası’nda çalışırken karbon bölümünün adı 04’tü… O bölüm kanser yaptığından bazı çalışanlar için sürgün yeriydi. Profesyonel bir yazar olup kitaplarım çok fazla okunduğunda ise NT Mağazaları’nda kitaplarımın satışı yasaklandı. Hem de binlerce insan oraya sipariş verdiği, kitaplarımı sorduğu halde. Ama kitaplarımı orada satmadılar. Çünkü ben bu süreçte olduğu gibi satırlarımın arasında Amerika’ya, Batı’ya, İsrail’e küfrediyordum. Duydum ki NT Mağazalarında yasaklı kitaplara 04 şerhi koyuluyormuşJ Bunu net olarak söyleyemem tabii ama sokaktaki her insan NT Mağazalarındaki 04’ü biliyor… Velhasıl kurtulamadık bu 04’ten… Dün, internette Fethullah Gülen Hocaefendi’nin “Gemiler İsrail’in otoritesini tanımadılar, izin alıp gitmeliydiler ve İHH’yı yeni duydum, siyasi bir yapı olup olmadığını bilmiyorum.” şeklindeki haberini paylaşınca görülmemiş bir tartışma başladı. Taraf tutmuyordum ve röportaj verdiği gazetenin İngilizce metnini çeviren, okuyan birileri varsa hemen paylaşsın, bel ki bir yanlışı... Devamı

03 06 2010

.

bügün kendime zaman ayırdım Devamı

03 06 2010

Hakan Albayrak Bir Rüya Gördü ama Bir Ümmet Uyanıyor!

    Hepimiz Hakan Albayrak’ın rüyasıyız… Hepimiz, yerinde duramayan ve her an dünyanın bir yerlerindeki Müslümanlar için koşturan kardeşimin önündeki engelleriz… Kürtçü, Türkçü, Nurcu, ajan damgası yerken dahi kimseye gönül koymadığını, küsmediğini, ah etmediğini gözlerimle gördüm, yirmi üç yıl şahit oldum. Onu; Kafkas Cephesi, Bosna Savaşı, Bağdat, Somali, Afrika da savaşırken, koştururken burada bekledik. 23 yıl boyunca en az on defa ölüm haberini aldım… Ben, kaç kez Hakan Albayrak’ın ölümüne ağladım bir bilseniz? Yıllardır Türkiye’yi gezerek söyleşiler yaparım ve gittiğim her yerde kim hatırımı sorsa “Elhamdülillah Hakan çok iyi…” derim. Çünkü bilirim ki zaten bana az sonra onu soracaklar… Gazze için İ.H.H ile birlikte “Mavi Marmara Gemisi” yle yola çıktıklarında (Bahadır İslam, M.Yahya Coşkun, Ebubekir Kurban, Samet Doğan ve yüzlerce yiğit) beş gün beş gece gözümüzü kırpmadan onları bekledik. Neredeyse bir hafta boyunca tüm ümmet aynı rüyayı gördü: İslam Birliği, Osmanlı… Hakan Albayrak İmam Humeyni’yi sevdi, ben o zamanlar ateisttim ama o sevince ben de sevdim, bugün bile hatırlayınca “Allah Allah” diyorum! Hakan Che’yi, Fidel’i, Ahmedi Nejat’ı, Aliya’yı, Chavez’i, Enver Paşa’yı, Kaddafi’yi, Ebuzer’i sevdi… Onları severken onlar gibi olduğunun farkında olmadan, havaya girmeden, aşağıdan yukarıya doğru sevdi… Ümmet için koşturmaktan artan vakitlerinde Bosna’yı, İslam Birliği’ni, Filistin’i, Afrika’yı, Türki Cumhuriyetlerini kurdu. Rüyalar ... Devamı

02 06 2010

Artık Her Şey Eskisi Gibi Olacak! (Bülent Abi Yazısın Yazdı)

Günlerdir uykusuzuz ve koşturuyoruz. Herkes elinden geldiğince kamuoyu oluşturmaya, dua etmeye, tepki koymaya çalışıyor. Kuran’da lanetlenmiş bir kavmin kınanması için diplomatik yönden çabalar devam ediyor. Dün, Hakan Albayrak’ın küçük kızı kendi evlerinde babası için yazdığı bir şiiri okudu Bülent amcasına, büyük kızı Ayşe okula gidemiyor, henüz uyumadılar çünkü anneleri sürekli çalan telefonlara cevap veriyor, televizyonlara koşturuyor, dolup taşan evde misafir ağırlıyor. Neşe ve Atilla Kutlutaş da öyle… Bahadır İslam, Ebubekir Kurban, Mustafa Yahya Coşkun’un çocukları ve eşi… Hepsinin durumları aynı… Yalan haberlerle sevinip az sonra üzülüyorlar… Hakan Albayrak’ın yaşlı anne ve babası ha keza… Amcamız seksen üç yaşında ama durup dinmeden Kuran okuyor, ağzını bıçak açmıyor… Bir yazı yazacak olsam, tek adım atmaya çalışsam herkes başımda dikilip “Fevri bir hareket yaparsan esirlerimizin durumu ciddileşir” diyorlar. Haklılar…Zaten ben de gemilerimiz saldırıya uğramadan önce sert yazılar yazarken bunlar olmasın, elçiliklerin önü dolsun diye o kadar agresif davranmıştım ama anlatamadım kimseye… Elçiliklerin önü cılız kalabalıklarla dolu. Korktuğumuz her şey başımıza geldi. İki gün önce TVNET’te dedim ki: “Biz, sokağın sesiyiz. Başbakanımız bir an evvel bir şeyler demezse bu ümmetin erkekleri hadım olacak. Eğer hesap soramazsak sokağa çıkamayız…”             Sıradışı programı’nda da şöyle dedim: İsrail devleti uzun zamandır Üçüncü Dünya Savaşı’nın çıkmasını istiyor lakin karşılarında savaşacak erke... Devamı

31 05 2010

İsrail, Operasyonu Neden Düzenledi?

    İsrail'in gemilere, Şeyh Salah'ı öldürmek için operasyon ddüzenlendiği iddia edildi., İsrail askerlerinin Gazze'ye yardım götüren gemilere düzenlediği saldırının arkasında başka bir nedenin daha olabileceği iddia edildi. İsrail askerlerinin operasyonunun, gemide bulunan Filistinli liderlerden İslami Hareket Başkanı Şeyh Raid Salah'a yönelik bir suikast olabileceği öne sürüldü. Yüksek Arap İzleme Komitesi ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Salah'ın yardımcısı Kemal Hatip, "Salah'ın durumu ne olursa olsun, bu bir suikast girişimiydi. Orada dökülen kanların hepsi kutsaldır ve iki kanın birbirinden farkı yoktur. Bugün aldığımız bütün önlemler nihai değildir ve başka önlemler de alınacaktır. Bu gelişmelere bağlı" dedi. İsrail istihbaratına yakınlığı ile bilinen Debkafile sitesi, Salah'ın öldüğünü duyururken İsrail polisinin de gemiden bazı yaralıların getirildiği Chaim Sheba Sağlık Merkezi'ne geldiği ve burada yaralanan kişilerden birinin Şeyh Raed Salah olup olmadığını araştırdığı kaydedildi. Aynı toplantıda konuşan Yüksek Arap İzleme Komitesi Başkanı Ramez Jaraisi ise İsrailli Araplar olarak olayı protesto ettiklerini söyledi. Olay için uluslar arası bir soruşturma açılmasını isteyen Jaraisi, acil bir toplantı gerçekleştirerek de genel grev kararı aldıklarını söyledi. Jaraisi, İsrailli Arapların liderlerinden açık cevap beklediklerini kaydetti. İsrail'in işgali altındali Müslüman toplumunun önde gelen liderlerinden, İslami Hareket Kuzey Şubesi Başkanı Şeyh Raed Salah, 2007'de Doğu Kudüs'teki gösterilerle ilgili yargılandığı davada bu ay başında beraat etmişti. Salah, Kudüs'ün Doğu kesimi Eski Kent'in Ağlama Duvarı tarafındaki Mağrip (Batı Faslılar... Devamı