17 07 2011

Dhafer Youssef - 27th Ethos

<iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/xYQsqtX-Hhs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe> Devamı

17 07 2011

7 / 24-Alper Gencer

katilin dönmesi gibi olay mahalline günahlar da dönüyor tövbe edildikleri yere aynı delikten en az iki kez ısırıldım Rabbim, Mümin ne büyük kelime! ey kovmayan kapı! ey büyük mükerrer! bu hicap kokuları hatalarımdan geliyor işte yine aynı yol, yine aynı adres yanıldığım yerin biraz ötesinde ezbere bildiğim dua, terk ettiğim mukaddes seni eksik seviyorsam tamamlarsın değil mi? senin affın yeniden başlamaya çilingir! geceye az evvel dolunaydan inmişsin korkmayayım değil mi, bu karanlık alengir! bu kıyafet cümbüşünde ellerimi bırakma aczimi aynama yapıştır, dursun bu bana verdiğin kadarıyla sevda aşk olup içimdeki zemheriyle kudursun Alper Gencer Devamı

02 07 2011

Ömer Karaoğlu-Kurşun Gazeli

<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/XpVu06Kbtzs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe> Kurşun Gazeli Savaşa girdin kalbim bin yara aldı beni Ne denli acı varsa aradı buldu beni Seni bir bomba gibi taşımak bu göğüste Bir Ebubekir kıldı bir Ömer kıldı beni Kurmak bize düştü bu kalbi sökülmüş çağı Buyruk en ağır yükün altına saldı beni Atıldık kurşun gibi kentin alanlarına Bir kaç put ve taş gördü birden irkildi beni Parça parça bir yürek delik deşik bir bağır Bir beş değil sevgili bin kurşun deldi beni Bir de bakışlarındır kurşun gözlerin senin Kılı kıpırdamadı el gördü geldi beni Yine seni özlemek birikti bir dağ gibi Ve yürüdü üstüme altına aldı beni Bir katılık döşenmiş upuzun bulvarlara Adım atar atmaz bir donma aldı beni Böyle çıktım alana ve yürüdüm yürüdüm Ne görebildi kimse ne anlayabildi beni Ve put alanlarından geçtim İbrahim gibi Bir savaş bildi beni bir eylem bildi beni   Osman Sarı   ... Devamı

26 06 2011

Mercan Dede-Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Ali Baba ve Kırk Haram

<iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/PA-ix1mejlY" frameborder="0" allowfullscreen></iframe> Devamı

26 06 2011

Dücane Cündioğlu

  “Sağın ezber bozan adamı”, “İslamcılara lazım olan Sokrates” ve “Bir huzursuz adam”… Dücane Cündioğlu bu tanımlardan kendisine en çok “huzursuz adamı” yakıştırıyor. Kategorize edilmesi güç bir insan olan Cündioğlu için “sıradışı bir entelektüel” demek yanlış olmaz. Huzursuzlukla entelektüellik paralel gidiyor…         Otuza yakın kitap yazdı ama  ‘asıl eserlerimi daha yazmadım’ diyor… Mürit kıvamında yüzlerce öğrencisi var… Ama asıl mesleği bu değil. 13 yıl köşe yazısı yazdı ama köşe yazarı da değil. Söylediklerinin içeriği ile olduğu kadar sivri söylemiyle de dikkat çeken Cündioğlu’nun hayli enteresan bir hikâyesi var… Kırım göçmeni bir ailenin oğlu olan Cündioğlu daha 16 yaşında cezaevi ile tanıştı… Lise yıllarında hızlı bir ülkücüydü. Ülkücü olarak girdiği cezaevinde Kuran’la tanıştı… İlk orucunu 1978 yılının ramazan ayında cezaevinde tuttu. 4 seneye yakın tutuklu kaldığı cezaevinden çıktığında Melami-Bektaşi meşrepli bir babanın dindar oğlu haline gelmişti… Ülkücülükle arasına mesafe koydu. İslamcılık da zaten o dönemde devlet karşıtı idi. Eskiden takdis ettiği bütün kavramların ve kurumların karşısına geçti…        “Çıktığımda yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Tabii ideolojik olarak aldatıldığımı düşündüm. 12 gün bilfiil işkence gördüm. Çok sıkıntılıydı. Devlet Bahçelinin kendi otoritesini onaylamayan eski ülkücülere yönelik ‘işkencede öttüler’ sözleri çok inciticiydi. Ne yapalım, zulümden nasibi ol... Devamı

25 06 2011

Blondel-Ağlayabilenler ne bahtiyardır!

Ağlayabilenler ne bahtiyardır!Onlar asla bedbin değildirler.Felaket her zaman zannedildiği gibi fena değildir…Çünkü ona ümit ve vehimler kalıyor.Zengin olanlar sizsiniz ey zavallı açlar ve arzusu olanlar! Çünkü dünya saadetlerinin hissedemiyerek arzularınız müthiş bir hırsla ona başlanıyor.Halbuki tokluktan ve doluluktan hayatın imtihanını sonuna erdirmiş olanlar onu bilirler,zevksizlikten ve yokluktan başka bir şey çıkmıyor.Servet muvaffakiyetler,bu da ne? Bir çanak çirkef için iki it hırlaşıyor,kazanan bir şey bulamayacak. Devamı

25 06 2011

Sadık Yalsızuçanlar-Bakışı

Bakışı ‘Ben’diyor kadın,’sadece bakıyordum.’ ‘Ama gözlerinizle onları almış oluyorsunuz’ diyor adam.’Hayır’ diyor kadın,’ben sadece onlara bakıyorum.’ ‘Bakın bakın ama’ diyor adam,’onlar bakışınızdan rahatsız olabilir.’ ‘Sanmıyorum’ diyor kadın,’ben onlara baktıkça güzelleşiyorlar.’ ‘Onların’ diyor adam,’güzelliği sizin bakışınızdan mı geliyor yani?’ ‘Bilmem’ diyor kadın,’ama onlara bakmam gerektiğini hissediyorum.’’Bundan emin olmadıkça onlara bakmanız doğru değil’ diyor adam.’Ama’ diyor kadın,’onlara baktıkça anlayabilirim bunu.’ ‘Neyi?’ diyor adam.’Bunu’ diyor kadın.’Hangi bunu?’ diyor adam.’Şu bunu’ diyor kadın.’Onlar için şu diyemezsiniz’ diyor adam.’O diyeyim o halde’ diyor kadın.’Diyemezsiniz’ diyor adam,’çünkü onlar tekil değil.’ ‘İşte’ diyor kadın,’sizi yanıltan budur,onların tekil olduğunu görmüyorsunuz.’ ‘Öyle mi?’ diyor adam.’Öyle’ diyor kadın.’Ama onlar çok’ diyor adam.’Onlar’ diyor kadın,’çoklar ama tekil olarak bir araya gelince çoğalıyorlar.’’Tekil olarak nasıl bir araya gelinir ki’ diyor adam.Kadın yere bir elif çiziyor,’Nedir bu?’ diye soruyor.Adam ‘Bir’ diyor.Kadın az ilerisine bir elif daha çiziyor.’Peki bu?’ diye soruyor.Adam ‘O da bir’ diyor.Kadın biraz ilerisine yine bir elif çiziyor, ‘Ya bu?’ diye soruyor.Adam ‘Bir’ diyor.’Peki tümünü oku diyor kadın.Adam ‘Bir bir bir’ diyor.’Hayır’ diyor kadın,’tekrar dene.’ Adam ... Devamı

24 06 2011

Hakan Aykut-Secde Yerinde

<iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/uNb9y9IZsuI" frameborder="0" allowfullscreen></iframe> Devamı

19 06 2011

Nasıl Ölüyoruz?-Bülent Akyürek

Haziran Ayı’ndayız… Bazıları izinlerini aldı, bütçelerini denkleştirdi ve internetten harıl harıl tatil yapabilecekleri yerleri seçmeye başladı bile… Bikiniye sığmak için diyetler son sürat büyük bir dikkatle uygulanıyor. Bazı elitlerin üç ayları şimdiden mübarek olsun! (Haziran, Temmuz, Ağustos) Yıl boyunca beş kuruş sadaka vermediniz, zekâta zaten ne gerek var! Gazze bombalanırken ağlamadınız, Arap Baharı umurunuzda değil, sadece bu yıl 300 gün çarşaf kirletmişsinizdir ne diyeyim? İşte bakın, size tatil hediyesi veriyorum… Makak Maymunları gibi soyunup sahillere koşmadan evvel bugün size nasıl öleceğinizi anlatacağım… Vücudunuzdaki titrek tüyler ölümünüzden 13-14 saat sonra yok oluşuna devam edecek. Gözünüz açık gitmişse korneanız 3-4 saat sonra bulanacak, yok eğer gözleriniz kapalıysa 24 saat sonra… El, ayak ve yüzünüz 1-2 saatte soğuyacak. Diğer yerleriniz 4-5 saat devam edecek. Pahalı takılar taktığınız, öptürdüğünüz kuğu boynunuzu 20-25 dakika sonra lekeler saracak, tıpkı kurbağaya benzeyeceksiniz. Tüm bedeninizin lekelerle dolması 10 saat sonra neredeyse tamamlanmış olacak. Kalbiniz, adaleleriniz ilk 30 dakikada kaskatı olacak. Ve tüm bedeniniz 8 saate kadar beyzboll sopası gibi sertleşecek. Toprağa gireceksiniz. Etiniz önce mavi, sonra yeşile dönüşecek. Hani yeşil deyince aklınıza şeraitçi yobazlar geliyordu ya? İşte o zaman yemyeşil olacaksınız, marul kafalılar… 3 seneye kadar etiniz kalmayacak. Eklem bağlarınız kıkırdaklarınız 5 yılda kaybolacak… Evet saygıdeğer ağabeylerim ablalarım… Gömüldükten 10 saat sonra bedeninizde sinek yumurtaları olacak, 6. günün sonunda da kurtçuklar işinizi bitirecek! Kurtçuk! Düşü... Devamı

10 04 2011

marla..

Onu Sıkı tut Gönlüne yasla Duysun kalbinin sesini. Ağlamasın geceleri Devamı