21 01 2010

Sıcacık Bir Bitki: Çay

Hazırlayan: Hatice Özgiden Sonbahar, yavaş yavaş üşünecek günler geliyor. Birden yağmur başladı. Evlere, işyerlerine kaçıştınız ve o sırada, biraz da ıslandınız. Sıcacık bir çay hoşunuza gitmez mi? Belki de içerideydiniz ve yağmurun sesiyle birlikte pencereye koştunuz. Elinizde bir bardak da çay varsa ne kadar şanslısınız. Hava kış, hava çok soğuk, evinizde ya da işyerinizdesiniz ya da dışarıda… Bir bardak çaya kim, hayır, der? Odanızın sıcaklığına yayılıp dumanı tüten bardaktan bir yudum alırsınız. Belki de dışarıda çok üşüdünüz. Eve girer girmez eşiniz, anneniz veya arkadaşınız bir bardak çay verir. Bir yandan elinizde sıcaklığını duyumsar, kokusunu içine çekersiniz. Dışarıdaysanız… Soğuk havaya inat eldeki bir bardak çayı soğutmadan; ama yine de keyfine vararak içmeye çalışırsınız. Üstelik de tüm bu tadları sizinle paylaşan biri(leri) yanınızdaysa… İlkbahar… Yaz… Şimdi ne olacak, diye sormayın. Tiryakiler olarak çay içmeye devam edeceğiz. Unutmayın ki “çay harareti keser”. Keşfedilişi çok eski zamanlara dayanan çay, günlük yaşamımızda hiç eksik olmayan, en az su kadar tüketilen bir içecek. Elbette sevmeyenler olacaktır; ancak sevenleri o kadar çoktur ki çaysız bir gün düşünemeyiz. Dumanı üstünde bir bardak çayla başlayan gün, yine bir bardak çayla biter. Sabah, kahvaltı için mutfağa girildiğinde ilk iş demliği ocağa koyar, gün içinde yorgunluğumuzu atmak için bir bardak çay içer, bir misafirimiz gelince hemen bir çay demler, akşam yemeğinden sonra ailecek çay içeriz. Simit-beyaz peyniri tamamlayan yine çaydır. Bazı memleketlerde, akşam yemeği iç... Devamı