17 10 2011

Zenginleşme dindarları nasıl etkiledi?-Mahmud Erol Kılıç

Türkiye toplumunun yeniden inşası, geçmişi inkâr üzerine kurulu. Geriye doğru derinleştiğimizde hastalıklarımıza teşhis koymak kolaylaşıyor. İçi boş bir Müslümanlığın yükseldiğinden şikâyet ediyorsak,  tasavvufu konuşmaya hazır olmalıyız. Sosyal hayatta görünürlükleri arttıkça Müslümanların dindarlığı, nezaketi, ahlakı tartışmalara konu oluyor. İnansın, inanmasın herkes, İslam’ın yüce değerler vaz’ettiğinde hemfikir. Mesele, dini temsil ettiği varsayılan insanın ne kadar başarılı olduğu. Oysa çok değil, bir asır önce aynı topraklarda cihana adaleti, nezaketi, estetiği ile nâm salmış bir medeniyet hüküm sürüyordu. Toprağımızı, itibarımızı kaybettiğimiz aşikâr. Peki, estetiğimizi, nezaketimizi, ahlakımızı nasıl yitirdik? Bu soruların ardına düştüğümüzde yaşadığımız zihniyet devrimi çıkıyor karşımıza. Neyi kaybettiğimizi hatırlamadan yitiğimizi bulmamız da mümkün görünmüyor. Büyüklerin ‘hikmet’ ya da ‘irfan’ diye nitelediği idrak seviyesinde kilitleniyor mesele. İrfandan soyulan din, siyaset aracı olarak kalıveriyor orta yerde. Ve biz ilmihal seviyesi kitaplarının sayfaları arasında manevi bunalımlarımıza çare arıyoruz. Tasavvuf profesörü Mahmud Erol Kılıç Hoca, yıllardır kendisine kulak kabartanlara çarenin yanlış adreste arandığını söylüyor. Ona göre tasavvufla, 1400 senede ulaşılan irfan seviyesi ve bu geleneği ortaya çıkaran kurumlarla barışmazsak sorunlarımıza çözüm bulmamız mümkün değil… İşte Ayşe Adalı'nın Prof Dr Mahmut Erol Kılıç'la mülakatı: Neyi kaybettiğimizden bile gafil olacak kadar savrulmamıza sebep ne? Nedir gözden kaçırdığımız? İnsan hayatında ve tabii ki ilimde kalitenin yakalan... Devamı

05 09 2011

Love Secret

<iframe width="420" height="345" src="http://www.youtube.com/embed/SkWObd6Z8v0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe> Devamı

04 08 2011

Sierra Leon Haritası

Google - Sierra Leone Haritası Devamı

02 08 2011

Hüzün,Ayrılık,Çay Ve Yalnızlık Üstüne

Hüzün: eyvâh hüzün bu! eyvâh hüzün yine çatında alnımın.. hüznüm ağam oldu eyvâh! bir şey yap, silkip at.. | a.cahit zarifoğlu yalnız hüznü vardır kalbi olanın hüzün öylece orta yerdedir.. | ilhami çiçek geceler çekmeyin benim için hüzün, gelin siz,ruhumu tenimden süzün.. | necip fâzıl kısakürek bir o kadar da hüzünlü romanlar gibi, galiba ben baştan kaybetmişim, belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş.. | sezai karakoç onlar ki hiçbir şeyleri yok korkunca çılgın sevinince hüzünlü.. | turgut uyar içimden dedim: beraber yürüyelim olur mu? varsın, gölgemiz olsun hüzün.. | ibrahim tenekeci bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün o kadar çabuk, o kadar kısa, işte o kadar.. | edip cansever bugün de hüzünlü gömleğimi giyeyim. dün de giymiştim mavi de yakışıyor, saçlarım da uzun. | bekir erdoğan hüzün ki en çok yakışandır bize belki de en çok anladığımız.. | hilmi yavuz kopartılmış yapraklarımdan ibaretti hüzün, dedim; rahmet yağar ben yürürken.. | ismet özel ben bütün hüzünleri denemişim kendimde canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını.. | cemal süreya yüzümde hüzünden gölgeler varsa, o hüzün yüzündendir olsa olsa.. | özdemir asaf hüzün kovan kuşu gelmiş gecenin yanağına konuvermiş ay tenli aşık şarkıma karşılık vermiş | murat yılmazyıldırım sarmasaydı beni yankı ve hüzün sevebilir miydim hıçkırıkları.. | nurullah genç hüzün, ‘yok olan’ın eksikl... Devamı

30 07 2011

Motorcycle Diaries - De Usuahia a la Quiaca - G. Santaolalla

<iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/Zh2GgCFR2dw" frameborder="0" allowfullscreen></iframe> Devamı

24 07 2011

Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine

Seçkinlik ve sıradanlığın analizi, kafalarını sadece iradelerinin emellerinin bir hizmetkârı olarak kullananlar ile kafanın sadece kendi hizmetinde kullanılması gerektiğini söyleyecek cesarete sahip ender bulunan kimseleri ayırarak başlar. Bu kişiler dünyanın gerçek soylu ve asilzadeleridir. Bunlarda bir tür akıl fazlası vardır ve güz...el sanatlar, fikir ve felsefe alanında üretilen eserler de bu akıl fazlasına dayanır. Deha, çifte akla sahip bir kişidir; biri kendi için ve iradesinin hizmetinde; diğeri ise nesnel bir şekilde algılayıp kavradığı dünyanın aynası haline geldiği için dünyanın hizmetinde. Sıradan insanın ise sadece bir aklı vardır ve dehanın nesnel aklına karşılık olarak buna da öznel akıl denebilir. Bu akıl ne kadar keskin olursa olsun asla dehanın çifte aklıyla boy ölçüşemez. Bu çifte akıl çoğu zaman iradenin hizmetine engel olacaktır; bu dehanın günlük hayat içinde gözlenebilen yeteneksizliğini açıklar. Ayrıca dehayı özel bir biçimde belirleyen şey ister kör ister keskin olsun, kendisinde, her zaman sıradan basit kafalarda karşılaşılan hesaplı kitaplı, temkinli ihtiyatlı ruh halinden eser bulunmamasıdır. Ancak büyük kafalar da küçüklere düşkünlük gösterirler; çünkü büyüklükleri diğerlerinin küçüklükleri sayesinde görünür hale gelir. Zira her şey izafidir. Beynin vücudun geri kalanından farklı, korunaklı bir biçimde en tepede, kafatasının içinde görece bağımsız olarak yer alması, büyük zihinsel kabiliyeti olan kişilerin herkes için ortak olan hayattan ayrı olarak, ikinci bir hayat, zihinsel bir hayat sürmesiyle benzeşmektedir. Bilginler dâhi değildir, onlar ancak bildiklerini, yani başkasından öğ... Devamı

17 07 2011

Ali Şeriati İnsanı Çözümlüyor..

Ali Şeriati İnsanı Çözümlüyor.. .. İnsan topraktan yapılmış bu büyük zindana konul...duktan sonra bu gizemli ev daima insanla birlikte olan ve maddî olmayan üç hayret verici tecelliye başvurmuştur: din, irfan ve sanat. Din, insanın kendisiyle varolan dünya endişesinden kendini arındırarak topraktan Allah'a geri dönmesidir. Din, "dünya" olarak gördüğü tabiat ve hayata kutsiyet bağışlayıp âhirete dönüştürmektir. Kutsallık Durkheimin deyimiyle dînin bir bölümü, hatta onun asıl cevheridir. İrfan, insanın fıtrî âleminin tecellisidir. Kendini burada garip buluyor. Tümü kâinatın mevcudatından oluşan yabancılarla aynı evi (dünyayı) paylaşıyor. İçinde esir bulunduğu bir kafeste yorgunca oyalanmakta, kendini sağa-sola vurarak çırpınmakta, uçmak için çaba göstermektedir. Uzak düştüğü vatanının havasına hasret duymakta. Onun esaretinin mayası ve "kendisinin örtüsü olmuş olan" vücudunu ortadan kaldırmak istemektedir. Sanatta varolanın seyredemediği ruhtan kaynaklanan bir yansımadır. Kendine karşı varlık âlemini az, soğuk ve çirkin buluyor. Hatta Sartre onu "ahmak!", mânâdan arınmış, ruhsuz ve duygusuz buluyor. O, ızdırap, acı, akıbet endişesi, yüksek uçan bir kalbe, büyük bir düşünceye, mânâ, duygu, bilgi sermayesine rahiptir. Dertsiz, ruhsuz, aşağılık, zevk ve eğlenceye müptelâ olan insanlık arasından çıkıp gelmiştir. Kendisini diğerlerine karşı hep yalnız görüyor. Bu yeryüzü, gökyüzü ve ikisi arasında olan herşeye yabancı. ... Devamı

17 07 2011

Fight Club (Dövüş Kulübü) - Replikleri

Fight Club (Dövüş Kulübü) - Replikleri mobilya satın alırsınız. kendinize dersini...z ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe.kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin,en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız.bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur. *** bizim kuşağımız büyük bir savaş görmedi, büyük bir buhran yaşamadı, ama bizim de bir savaşımız var.büyük bir ruhani savaş bu. kültüre karşı büyük bir devrim hazırlıyoruz.büyük bir buhran bizim hayatlarımız. biz ruhani bir buhran geçiriyoruz. *** insan uykusuzluk çekerken aslinda hiç uyuyamiyor ve hiçbir zaman da uyanik kalamiyor. *** bize dünyanın bokundan ve pisliğinden başka bir şey bırakmadılar. ***zaman geçtikçe sıfır noktasına yaklaşıyoruz *** ağzınızda bir silah varken ve silahın namlusu dişlerinizin arasındayken ancak sesli harflerle konuşabilirsiniz. *** hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur.hiçbir zaman halimden memnun olmayayım.hiçbir zaman kusursuz olmayayım.kurtar beni, tyler, kusursuz ve tamamlanmış olmaktan kurtar. *** çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim. *** belki de kendimizi daha iyi bir şeye dönüştürmek için her şeyi kırıp dökmemiz gerekiyor. *** dövüş bittiğinde hiçbir şey çözülmemişti, ama hiçbir şeyin önemi yoktu. *** bu senin hayatın ve anbean sona eriyor. *** her akşam ölüyor ve her sabah doğuyordum. *** tyler bana bir garsonluk işi buluyor, sonra ağzıma bir ... Devamı

17 07 2011

Şahin Uçar-

Devamı